MTMD Dergi | Sayı: 1 | Ocak-Şubat-Mart'2018
bir doküman kontrol sistemi sa- yesinde olur. Bu süreci yönetecek uygun nitelikte yeterli sayıda personel ya da yazılım kullanıl- masının önemi sanıldığından çok daha fazladır. Bu noktada taraflar arasında genellikle bir çıkar çatışması da oluşmaktadır. Mağdur olan taraf bu mağduriyetin mümkün olan en kısa sürede giderilmesini isterken, karşı taraf ise bu mağ- duriyeti hiç karşılamamak ya da en azından işlerin tamamlanması koşuluna bağlamak ve dolaysıyla kesin hesap dönemine ötelemek istemektedir. Kesin Hesap Dönemi Hak talebi yönetiminin bu noktadan sonraki amacı sözleş- mede belirtilen esaslara uygun olarak oluşan mağduriyetlerin değerlendirilmesi ve nasıl telafi edileceklerinin tespitidir ki bu konuda iyi bir doküman kontrol ile sözleşmede şartlara uygun hareket eden tarafın durumu aktarabilmesi şüphesiz çok daha kolay olacaktır. Sık Yaşanan Mağduriyetler Bu süreçlerde çok çeşitli mağduri- yetler yaşanabilir ve hepsini baştan öngörebilmek mümkün değildir, ancak genelde yaşanan mağduriyet yapım sürecinin uzaması ile oluşan mağduriyettir. Süre uzatımı haricin- de, yine süresel etkisi olan aksatıcı/ akamete uğratıcı olaylar neticesinde oluşan mağduriyetler, verimsiz çalış- ma sebebiyle oluşan mağduriyetler, gerektiğinde işin hızlandırılması ile ilgili oluşabilecek ek hak talepleri ola- bileceği gibi, işin kapsamında yapılan değişiklikler, proje saha şartlarının değişmesi neticesinde de hak taleple- rinde bulunulabilmektedir. Süre uzatımı talebi, proje yapım süresinin taraflardan birisini kusuru sonucu uzaması durumunda diğer tarafın sebep olunan gecikme süresi için bu tür giderlerin karşılanması talebidir. Ülkemizde en sıklıkla karşı- laşılan mağduriyet süre uzatımı olsa da maalesef işverenlerin projenin zamanında bitmesi için tüm gerekleri yerine getirdikleri yönündeki inancı sonucu karşılamaya en az istekli olduğu kalemdir. Yine de genelde tutar olarak en büyük kalem olması sebebiyle detay- landırmak gerekirse; Yüklenici için maliyetin iki temel bileşeni vardır; yapılan iş miktarı ile birebir ve direkt olarak ilişkili malzeme ve işçilik giderleri olarak özetleyebileceğimiz direkt giderler ve personel giderleri, merkez ofis gider payı, finansal giderler, temi- nat giderleri, damga vergisi, saha binaları, araç, ekipman ve demirbaş kira ve amortisman giderleri vb. yapılan iş miktarı ile bir şekilde ilgili de olsa birebir ve direkt olarak ilişkili olmayan endirekt giderler. Endirekt giderler içindeyse personel giderleri, kira ve amortisman giderleri, teminat giderleri vb. işin yapım süresi ile direkt ilişkili olan giderler vardır ve benzer giderler toplamı, toplam ma- liyetin hiç de küçümsenmeyecek bir kısmını oluşturmaktadır. Benzer şe- kilde, “işveren”in kuracağı denetim/ tasarım grubunun da giderleri süre ile direkt ilişkilidir. Yapım sürecinin uzaması ile ilgili oluşan mağduriyet, temelde süre ile ilişkili olan ve uzayan süre kadar artan endirekt giderlerin karşılanmasıdır. Sonuç olarak; Hak talebi süreci, bir kar ya da zarar işleminden çok, tarafların mağdu- riyetlerinin giderildiği ve tarafları memnun eden sonuca ulaşmanın hedeflendiği bir süreç olarak değer- lendirilmelidir. İyi niyet çerçevesinde tarafların mağduriyetlerin nasıl telafi edileceğine dair bir orta yol bulması esastır. Bu şekilde bir anlaşmaya varılamaması durumunda sözleş- mede tanımlı hukuki çözüm süreci başlatılması kaçınılmazdır. Ancak unutulmamalıdır ki, genelde bu süreç taraflar için hem daha maliyetli, hem daha zahmetli, hem de uzun bir süreçtir. Bu karşılıklı hak ve menfaatlerin adilce korunacağı çözümlerin ha- yata geçirilebilmesi için öncelikle sektör bileşenlerinin farkındalığının yaratılması gerekmektedir. Evrensel şartnamelerin ülkemiz hukuk sis- temine uyarlanması, hak talebinde hakemlik kurumlarının bu süreçlere hukuksal katılımının sağlanması, etkisinin güçlendirilmesi için ilişkide bulunduğumuz platformlarda konu edilmesi öncelikli hedeflerimiz arasın- da olmalıdır. 26 MTMD E-DERGİ • MART 2018 hukuk - mevzuat
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy OTEzMQ==