MTMD Dergi | Sayı: 1 | Ocak-Şubat-Mart'2018

R isk kelimesi Fransızca “risque” kelimesinden gelmektedir. Sözlük anlamı bir zarara, bir kayba, bir tehlikeye yol açabi- lecek bir olayın ortaya çıkma olasılığıdır. Risk yönetimi ise insanların var olduğu günden beri yapılmaktadır. İlkel insanlar yaşamın belirsizliklerine karşı korunmak, ellerindeki beslenme kaynaklarını korumak ve sorumluluk- larını paylaşmak için gruplar halinde yaşarlardı. Risk yönetimi kavramı, ilk kez 1950’li yılların sonlarında ABD’de kullanılmaya başlamış ve ilk zamanlar sigortacılık içinde yer almıştır. Risk yönetimi kişi ve kurumların finansal pozisyonlarının ne kadar risk taşıdığının ölçümü ve bu ölçütün ka- bul edilebilir bir seviyeye çekilmesidir. Kurumun katlanabileceği kadar risk almasını sağlar, böylece kurum olabi- lecek en yüksek oranda büyüyecektir. Risk yönetimi iyimser riski maksimize ederken, negatif riski minimize eder. Risk yönetimi işletmenin kazanma gücünü korurken organizasyonda oluşabilecek beklenmeyen kayıpların en düşük maliyetle kontrol altına alınabilmesi için gerekli kaynakla- rın ve faaliyetlerinin planlanması, Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası ile Etkin Risk Yönetimi Ayşe Aytemiz İNVESTAZ YATIRIM MENKUL DEĞERLER Yurtiçi Piyasalar Direktörü organizasyonun yönetilmesi ve kontrol edilmesine olanak sağlar . Risk yönetiminin odaklandığı ana konu firmaların maruz kaldıkları ya da üstlendikleri riskleri objektif şekilde ölçerek firmaların oluşan fiat dalga- lanmalarından ve krizlerde sermaye erozyonuna uğramadan çıkmasına yardımcı olunmasıdır ve firmaların hedeflerine ulaşması için gerekli stratejik kararların alınmasında kulla- nılır. Gelecekle ilgili olarak elimizdeki bilginin yeterli olması ve bu bilgi ve dökümanın doğruluk derecesinin yük- sek olması geleceği daha iyi tahmin edebilmemizi sağlar ve böylece riskin derecesini azaltmış olur. Eğer risk sıfır ise gelecek iyi tahmin edilmiştir, eğer risk sır değilse risk gelecek çok iyi tah- min edilemiyor demektir. Risk hayatımızın her alanında karşımı- za çıkmaktadır: 2000’li yılların başında özellikle ABD’de ortaya çıkan şirket skandalları ve 2008 yılında yaşanan mortgage krizi ve sonrasında küresel finansal krizden sonra şirketlerin riske bakışında köklü değişiklikler yaşanmıştır. Günümüzde ekonomik kuruluşların varlıklarını sürdürebilmesi ve başarılı olabilmesi için risk yönetimi son derece önemli hale gelmiştir. VİOP (Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası) etkin risk yönetimi yapmaya imkan verecek ürün portföyü sunmaktadır. VİOP portföy çeşitlenmesine olanak verdiği için riskin yayılması açısından farklı se- çenekler sunar. Bugünden gelecek için anlaşma yapılır ve düşük teminatlarla yüksek montanlı işlemler yapılır. Spot piyasalarda yapılan işlemlerde ürünün bedelinin tamamı ödenirken VİOP da işlem yapılması durumunda ürünün toplam tutarının çok azına tekabül eden bir tutar yatırılması yeterlidir. Örnek verecek olursak; 37.700 TL tu- tarında tasarrufunuz var. İki ay içinde Dolar’ın hızla yükseleceğine inanıyor- sunuz 37.700 TL ile spot piyasada 10.000 Dolar alırken VİOP’da teminat yatırarak 188.000 Dolar’lık pozisyon açabiliyorsunuz. (Dolar kur 3.77 ve VİOP’da Dolar teminatını 200 TL kabul ediyoruz) Doların 4.000 TL olduğunu varsayarsak spot piyasadan aldığımız dolardan 2.300 TL kazancımız olur- ken, VİOP’daki kazancımız 43.240 TL olmaktadır. Spot piyasadaki kazanç yaklaşık %6 olurken, VİOP’daki kazanç %115 olmuştur. Bol kazançlı günler dileğiyle. 27 MTMD E-DERGİ • MART 2018 finans

RkJQdWJsaXNoZXIy OTEzMQ==