MTMD Dergi | Sayı: 1 | Ocak-Şubat-Mart'2018

çeşitlilik içinde yaşam tarzı ve mutlu- luk üzerine bize felsefenin sunduğu teklifleri değerlendirip kullanışlı hale getirmek mümkün. Felsefe öyle derin ve zengin bir kaynak ki, onu hayatımızın bir parçası haline getirebildiğimizde sorun çözmede son derece faydalı yollar serebilir önümüze. Yaşamın getirdiği mese- lelere bakarken felsefenin yarattığı farkındalık yol göstericidir. İşte bu yüzden günümüz felsefecileri felse- fenin tozlu raflarda kalan sıkıcı, an- laşılmaz kitaplardan çıkıp hayatımızı kolaylaştıran rehberlere dönüşmesi için de çalışıyor artık. 20 yüzyıldaki felsefe akımları (pragmatistler, mantık analitikçileri, yapısalcılar ve post yapısalcılar) dili yaşamın ve kültürün en temel olayı olarak gördüler ve dil felsefesi çalışmalarına başladılar. Çünkü insan dil kullanarak var olabiliyor; çevresini, ilişkilerini, düşüncelerini var edebiliyor. Düşüncelerimiz (yani dil) de davranışlarımızı şekillendiriyor. Örneğin, sevgiye ‘fedakarlık’ anlamı yükleyen kişi ile, sevgiye ‘kıskanma’ anlamı yükleyen kişinin yaşamda yarattığı pratikler de farklı oluyor. Eğer sevgi ilişkinizde yaşadığınız bir sorun “sevgi”yi farklı anlamlarla ele almanızdan ileri geliyorsa, bunu fark etmeniz ilişkinizdeki sorunları aşma- nızı da sağlar. Günlük hayatımızda sıkça kullandığımız varlık, aşk, görev, güç, irade, başarı gibi soyut kavram- lar nedeniyle acılar çekiyor, çektiriyor, sorunlar yaşıyorsak, bu kavramları başımızı derde sokmadan kullanmayı ve etkin düşünmeyi felsefenin ışığın- da öğrenebiliriz. Artık felsefi danış- manlar bu tür düşünme yanlışlarını düzelterek tıpkı psikoterapistler gibi insanlara yardımcı oluyorlar. Psikolojik ve felsefi yaklaşımların dengeli uyumu, eğer sorun fizyolojik bir nedenden kaynaklanmıyorsa, bir çok insana iyi gelir. Yaşam karmaşık ve iniş çıkışlarla doludur ama günlük hayatın insani problemleriyle baş etmek “zor” olmak zorunda değildir. Hem kişisel felsefemizi belirlerken hem de sorun çözerken modern, bi- limsel metotlarla birlikte binlerce yıllık bilgelik birikiminin de rehberliğine ihtiyaç duyarız. Kişisel değerlerimi- zin, önceliklerimizin, seçimlerimizin değerlendirmesini yapabilmek ha- yatta edinmemiz gereken en önemli becerilerden biridir belki de. Bunun için hem tarih boyunca filozofların bize sağladıkları yaşam tekliflerini ele alan kuramsal felsefe hem de düşün- ceyi (dili) etkin ve doğru kullanmayı amaçlayan uygulamalı felsefe bizler için harika kaynaklardır. Biz farkında olsak da olmasak da felsefe hayatımızın bir parçası. Kavramlar üzerinde hepimiz düşünür, yorum yapar, iddialarda bulunuruz. Ancak Epikür’ün dediği gibi “insan ıstırabını dindirmeyen her türlü felsefi sav boştur” ve felsefeden çözüm üretmek yolunda yararlanmıyorsak o zaman, bilgiçlik taslamaktan öteye gitmiyor oluruz. Kullanılmayan bilgi çatıya kaldırılmış eski eşyalara benzer ve yaşamsal açıdan değerli değildir. Bu nedenle felsefeden faydalanmayı öğrenmek hepimizin hayatlarında yeni ufuklar açmakla kalmayıp kendimizi daha iyi hissetmemizi de sağlayacaktır. felsefe 39 MTMD E-DERGİ • MART 2018

RkJQdWJsaXNoZXIy OTEzMQ==