MTMD Dergi | Sayı: 2 | Nisan-Mayıs-Haziran'2018

insanlar iş sahibi oldu. İş sahibi olan vatandaş harcadı ya da yeni ev aldı. Türkiye ekonomisi - reel sektör ve ih- racat yoluyla olmasa da - büyüdü. Bu büyümeyi gören yabancı parasını Türkiye’ye getirmeye ve TL faizinde değerlendirmeye devam etti. T.C. Merkez Bankası bu arada faizleri kademeli olarak düşürmeye devam etti. FED de ABD’de (ABD ekonomisi- nin canlanmasına paralel olarak) faiz artırıyordu. 2014’e gelindiğinde TL faiz oranı %8’e geriledi ve 2017’ye kadar bu seviyelerde devam etti. FED faiz oranlarını 2015’de %0,50’ye, 2016’da %0,75’e, 2017’de %1,25’e yükseltti. FED her faiz artırımına gittiğinde ya- bancı yatırımcı bu oranları gelişmekte olan ülkelerin faiz oranlarıyla karşı- laştırır. Acaba ABD’de faiz %1,25’ken Türkiye’deki %8 faiz yeterince kârlı mı diye. İlk bakışta neden kârlı olma- sın diye sorabiliriz. Ancak unutma- yalım ki, yabancı parasını Türkiye’ye getirdiği zaman TL’ye dönüyor. %8 faizini aldığı ve tekrar USD’ye döne- ceği gün kur USD’yi getirdiği günkün- den daha yüksekse (daha doğrusu en az %6,75 kadar yüksekse) zarar etmiş oluyor. Bu yükseliş yabancı yatırımcı için bir risktir, daha doğrusu bu yük- selişi tetikleyecek unsurlar birer risk- tir. (iç-dış savaş, seçim, durgunluk, si- yasi istikrarsızlık vb.) Yabancı Para Gelmemeye Başlarsa Ne Olur? Ülkemiz ne yazık ki döviz bağımlısı bir ekonomik yapıya sahiptir. Bunun sebebiyse her yıl cari açık vermesidir. Cari açık kabaca dışarıya sattığı ürün/ hizmet (turizm geliri de buna dahil- dir) ile satın aldığı ürün/hizmet ara- sındaki farktır. Yani bir ülkenin kâr/ zararıdır. Bunun dışında ülkenin içe- risinde dönen her para nakit akışı ile ilgilidir. Basite indirgemek gerekirse ülkeyi bir holding olarak düşünelim, holdingin şirketleri de vatandaşlar olsun. Holdingin içindeki şirketler ürettiklerini birbirlerine satıyorlar ve diğer holdinglere (ülkelere) hiçbir sa- tışları yok, aksine üretim için diğer holdinglerden ürün satın alıyorlar. Bu durumda holding zarar etmektedir. Burada holding içi şirketlerden ba- zılarının kâr etmesi, hatta büyüme- sinin, holdinge bir katkısı var mıdır? Her yıl yaklaşık 50 Milyar USD za- rar eden ülkemiz bu zararı karşıla- mak için her yıl 50 Milyar USD bul- mak zorunda. Zira zarardan dolayı oluşan borcu TL ile kapatamazsınız, hiçbir yabancı TL ödemeyi kabul et- mez. Bunun için ya yabancıya her yıl 50 Milyon USD’lik sabit kıymet sata- caksınız (arazi, koy, kültürel varlık, KİT vb.), ya da bu kadar miktarda borç bu- lacaksınız. Bugüne kadar bu finans- manı sağlamak kolaydı. Maliyetliydi, ama kolaydı. Zira TL faizi %10, FED’in fazi %0.25’di. Ve Türkiye orta vadede güvenli bir limandı. 46 E-DERGİ • SAYI 2 finans

RkJQdWJsaXNoZXIy OTEzMQ==