MTMD Dergi | Sayı: 4 | Ekim-Kasım-Aralık'2018
havalandırma kanallarını inceliyor, sistemlerine bakıyor. Artık şaşırmıyorum, bu sahneye alışıyorum. Sonrasında bu sistemin nasıl çalıştığını soruyorum, malum en kuvvetli iletişim yöntemlerimizden biri bu. Cebinden siyah pilot kalemini ve not kağıdını çıkartıyor, başlıyor bana tek tek anlatmaya. Sekiz yaşında debi, metreküp gibi terimlerin anlamlarından haberdar oluyorum. Yaşım on beş. Yine bir otelde tatildeyiz. Tatilin ilk günü. Babam mı? Yine ortalarda yok, bütün aile dostlarımız ve ben biliyoruz ki ya otelin çatısında havalandırmalara ya da güneş enerjilerine bakıyor ya da makine dairesinde genel incelemelerini yapıyor. Bir sorun varsa yine o kalemi çıkıyor, başlıyor yetkililerine anlatmaya, sorunu çözüp rahatlayıp tatiline devam ediyor. Bu sefer yanında artık ağabeyim de var! Aynı merak, aynı ilgi, gözlerinde aynı parıltı ile! Sonrasında da hep beraberler zaten… Çaktırmasam da biraz kıskanıyorum galiba. Yaşım yirmi. Annemi kaybettik. Babamın ağızını bıçak açmıyor. Başta ne yapacağımı bilmiyorum, sonrasında ise en iyi bildiğim yöntemi kullanıyorum. Derslerim de gayet iyi… Anlasam da anlamıyor gibi yapıp babama HVAC sistemlerini, yangın sistemlerini bir türlü anlamadığımı söyleyip “Bana anlatır mısın,” diye rica ediyorum. Cebinden yine o pilot kalem çıkıyor “bak şimdi,” diyerek başlıyor bana anlatmaya. Yaşım yirmi altı. Ege Üniversitesi yoğun bakımındayız. Elele duruyoruz. “Ağrın var mı?” diye soruyorum. “Yok prensesim ama masajına hayır demem,” diyor. Başlıyorum ellerini, ayaklarını ovmaya 33 E-DERGİ • SAYI 4 anı
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy OTEzMQ==