MTMD Dergi | Sayı: 4 | Ekim-Kasım-Aralık'2018
ülkelerin “Yok canım, küresel ısınmayı da nereden çıkardınız!” tavrını takınması. Elbette bunun kökeninde bu gezegeni hesapsızca tüketmeyi kendine hak sayan büyük sermaye sahipleri, petrol devleri, kimya endüstrisi, tarım sektörü veya başka sektörlerin kudreti ve küstahlığı var. Şu an bile frene basılsa çare bulacağımızın şüphe götürdüğü gerçeklerin inkâr edilmesi, durumu daha da kötüleştiriyor. Ülke hükümetlerinin büyük bir çoğunluğu, dünyanın karşı karşıya kaldığı tehlikeleri yok saymaya veya gülünç denilebilecek ölçüde cılız bir sesle dile getirmeye devam ededursunlar; tüm gerçekleri en basit ve açık şekliyle “yetişkinlerin” suratına bir tokat gibi vuran on beş yaşında kocaman yürekli bir kız oldu. İşte bu yüzden o harika konuşmayı aynen sizlerle paylaşıyorum: “Adım Greta Thunberg, 15 yaşındayım ve İsveç’ten geliyorum. Burada iklim adaleti için konuşuyorum. Birçok insan İsveç’in sadece küçük bir ülke olduğunu ve ne yapacağımızın önemli olmayacağını söylüyor. Ancak fark yaratmak için hiçbir zaman küçük olmadığımızı öğrendim. Ve eğer birkaç çocuk sadece okula gitmeyerek dünyanın dört bir yanında manşetlere çıkabiliyorsa gerçekten istersek birlikte neler yapabileceğimizi hayal edin. Ancak bunu yapabilmek için ne kadar rahatsız edici olursa olsun açık konuşmak zorundayız. Siz sadece hiç bitmeyen yeşil ekonomik büyümeyi konuşuyorsunuz, çünkü popüler olamamaktan korkuyorsunuz. Yapılması mantıklı olan tek şey imdat frenini çekmek iken, siz hâlâ bizi bu hale getiren aynı kötü fikirlerle ilerlemekten söz ediyorsunuz. Biz çocuklara bıraktığınız şeyin böyle bir yük olduğunu itiraf edebilecek kadar bile olgun değilsiniz. Popüler olmak benim umurumda değil. Benim umurumda olan iklim adaleti ve yaşayan bir gezegen. Oldukça az sayıda insan muazzam miktarda para kazanma fırsatlarını kaybetmesin diye medeniyetimiz feda ediliyor. Benimki gibi ülkelerde yaşayan zengin insanlar lüks içerisinde yaşayabilsin diye biyosferimiz feda ediliyor. Birkaç kişinin lüksünü ödeyen şey birçok kişinin acısıdır. 2078 yılında 75. yaş günümü kutlayacağım. Çocuklarım olursa belki o günü benimle geçirecekler, belki bana sizi soracaklar, belki harekete geçmek için hâlâ vakit varken neden hiçbir şey yapmadığınızı soracaklar. Çocuklarınızı her şeyden çok sevdiğinizi söylüyorsunuz ama böyle olmasına rağmen onların gözleri önünde geleceklerini çalıyorsunuz. Politik olarak neyin mümkün olduğunu konuşmak yerine, yapılması gerekenlere odaklanmadığınız sürece umut yok. Bir krizi kriz olarak ele almadığımız sürece çözemeyiz. Fosil yakıtları yerin altında bırakmamız ve dürüstlüğe odaklanmamız gerekiyor. Ve bu sistemin içinde çözümlerin bulunması imkânsız, belki de sistemin kendisini değiştirmemiz gerekiyor. Buraya umursasınlar diye dünya liderlerine yalvarmaya gelmedik. Bizi geçmişte görmezden geldiniz ve yine görmezden geleceksiniz. Bahanelerimiz tükendi ve zamanımız da tükeniyor. Buraya hoşunuza gitse de gitmese de değişimin geleceğini haber vermeye geldik. Gerçek güç insanlara aittir.” Greta haklı. Güç biz insanlara ait. Yeter ki bu gücü nerede, ne zaman ve nasıl kullanacağımıza doğru karar verebilelim. İklim ve çevre konusunda “gerçekleri fark edebilen ilk ve bir şeyler yapabilecek son nesil” olmanın sorumluluğuyla davranabilelim. Aksi halde, ne yazık ki, bu gecikmenin bedelini nasıl ödeyeceğimiz konusunda iyimser olmamız için pek de fazla neden bulunmuyor. 47 E-DERGİ • SAYI 3 gündem politik
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy OTEzMQ==