MTMD Dergi | Sayı: 4 | Ekim-Kasım-Aralık'2018
geldiklerini ve büyük projeleri aldıklarını öğreniyorum. Finansman konusu oldukça önemli bu tip az gelişmiş bölgelerde iş yapmak için. Türklerin Afrika kıtasındaki etkilerinin Fetö’nün yer altına inmesi ve dağılması ile geçici olarak kayıp ettiğini düşünüyorum. Onlardan açılan yerleri Hükümet hızlıca doldurmaya çalışıyor ancak bu biraz zaman alacak gibi. Bu konuda zamanında ne kadar büyük bir hata yapıldığı ortada, umarım en kısa zamanda ülkemiz tekrar bu bölgelerde etkin şekilde ticarete hâkim olur ve ihracatçılarımızın önü açılır. Bizler de bu çabanın öncüleri olarak buradayız zaten. İkinci gün katılım biraz daha iyi, gelenlerin büyük kısmı distribütörlük arayışında olan firmalar, aralarından sadece birkaçının yatırım planı var. Bizim masaya avokado suyu üretmek isteyen bir firma uğruyor ve yatırımın süreçleri hakkında konuşuyoruz. Tanzanya 55 milyon nüfuslu büyük bir ülke olmasına rağmen pazarın sığlığını hissediyoruz. Ancak kaçırılmaması gereken bir husus da ülkenin büyüdüğü ve hızla geliştiği, yıllar içerisinde pazarın geometrik hızla büyüyeceği kesin, ancak siyasi istikrar nasıl değişir zaman içerisinde bunu bilmek oldukça çok zor. Büyükelçilik ve ticari ataşelikten bu konuda detaylı bilgi almak lazım diye düşünüyorum. Bir ülkenin yatırım yapılabilmesi için siyasi istikrarının ne anlama geldiğini bire bir yaşamış oluyoruz bu tecrübe ile. Üçüncü gün etkinlik sonunda İSİB ve MTMD, TTMD olarak bir değerlendirme toplantısı yapıyoruz. Buradaki gözlemlerimizden sonra nasıl bir model ile buralara gelmemizin doğru olacağı konusunda herkes fikrini söylüyor. Sektörel bazda gruplaşma yolu ile birkaç firmanın bir araya gelmesi, Devlet desteğini alarak iş geliştirmesi ve ihracatın önünü açması gerektiği fikri en çok kabul görüyor. Akşam Türk Büyükelçiliği, İSİB ve katılımcılar onuruna elçilik bahçesinde akşam yemeği veriyor. Tanıtım günlerinde ve tüm seyahat sırasında Sayın Büyükelçinin yakın ilgisine mazhar oluyoruz. Tanzanyalı bazı yatırımcılar ve misafirler de var yemekte. Kalamar, karides ve bol deniz mahsulleri ile harika bir yemek. Gelirken İstanbul’dan marketten aldığım konserve ton balıkları geliyor aklıma, gülümsüyorum. Hem akşam yediklerimiz için, hem de bu bölgede bu tür doğal gıdaların bulunabiliyor olması nedeniyle kendimi mutlu hissediyorum. Buradaki insanlar benim tahmin ettiğimden daha iyi besleniyor olmalılar. Afrika’da bazı bölgelerde, özellikle siyasi istikrarın olmadığı çetelerin kontrolündeki yerler hariç, açlık sorunu olmadığını düşünüyorum. Fakirliğin izlerini tüm Afrika’da görmek mümkün ama açlık çok şükür o kadar yaygın değil galiba. Aslında tüm Afrika kıtasında her yerde doğal zenginlikler ve tarım arazileri mevcut. Sadece beyaz adamın (Avrupalı) bu yüzyıldaki sömürü düzeni biraz farklılaşmış durumda. Teknoloji ve araçları ne kadar gelişirse gelişsin hala yerel insanların bir şansı var, yaşadığı coğrafyada üretmek için. Sadece ihtiyaçları olan şeyin birlik ve beraberlik olduğunu düşünüyorum. Ne kadar güçlü olurlarsa olsunlar ne kadar teknoloji ve ekonomiye hâkim olurlarsa olsunlar, bu büyüklükteki bir ülkeyi uzun süre kontrol altında tutmak, sömürmek ve yönetmek çok mümkün değil bu iletişim çağında. Tanzanya’nın nüfusunun üçte biri 50 E-DERGİ • SAYI 4 komisyon gezisi
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy OTEzMQ==