MTMD Dergi | Sayı: 4 | Ekim-Kasım-Aralık'2018
Son gün grubun büyük kısmı İstanbul’a dönüyor. MTMD olarak bizler bir eksik ile seyahati iki gün daha uzatıp Zanzibar’a gidiyoruz. Darüsselam’dan feribotla yaklaşık iki saat mesafede tropik bir ada Zanzibar. Otelimiz adanın diğer ucunda yaklaşık yarım saat mesafede. Otele gitmeden önce Zanzibar’ın merkezinde biraz zaman geçirmek istiyoruz. Turistlik yer olarak yakınlardaki küçük bir müzeyi gösteriyor akıllı telefonumuz. Müze Zanzibar’da hüküm sürmüş Umman kökenli Saltanat ailesinin yazlık sarayı olarak kullanılmış. İslami gelenekler ile bir süre yönetildiği anlaşılıyor adanın. Müze duvarlarında bazı batılı devletlerin önemli şahsiyetlerine ait resimler de var. Bu şahsiyetler ile diplomatik yakınlık hemen hissediliyor. Arfika’da koloni sahibi Batılı ülkelerin devlet adamları olsa gerek bunlar diye düşünüyorum. Binanın içi Avrupa, Hint ve Arabistan’dan gelen mobilyalar ile doldurulmuş. Yazlık saray denize sıfır konumlandırılmış ve manzara müthiş. Müzeden çıkıp şehri ve sokakları gezmeye devam ediyoruz. Arap medeniyetinin incelikli mimari özellikleri hemen evlerin kapılarında gözümüze çarpıyor. Bu kadar güzel işlenmiş ahşap kapıları başka bir yerde görmeniz oldukça zor. Hemen hemen her evin kapısı farklı bir sanat eseri gibi. Evler ve sokaklar bana biraz Hatay ilimizi anımsatıyor. Aklıma Güney İspanya Endülüs bölgesi geliyor, henüz görmeye fırsat bulamadığım El-Hamra sarayını görmek için sabırsızlandığımı hissediyorum. Zanzibar’ın nüfusunun bir milyon civarında olduğunu söylüyor Google. Tanzanika ve Zanzibar’ın birleşme kararı alarak yeni Tanzanya’yı oluşturduğunu burada öğreniyorum. Taksi bulup otelimize doğru yola çıkıyoruz. Yol çok bozuk olmasa da yer yer göçükler oluşmuş. Ada yüksek oranda tropikal yağmur alıyor. Bu nedenle her taraf oldukça yeşil ve nemli. Yol boyunca muz ağaçları kaplamış her tarafı. Okulların dağıldığını anlıyoruz, yolda gördüğümüz çocuk gruplarından. Orta okul yaşındaki tüm kızların başları beyaz tülbent ile bağlanmış durumda. Taksi şoförü yol güzergahı üzerinde Türklerin yaptırdıkları okul ve camileri gösteriyor ve bu bölgenin en iyi okulunun Türkler tarafından açıldığını söylüyor. Konuyu hemen anlıyoruz. Maalesef uzun süre ülkemizi bu gruplar temsil etmiş bu coğrafyalarda. Meyve ve sebze tezgâhları ile rengarenk yerel giysiler içerisinde Zanzibarlıları selamlayarak otelimizin olduğu bölgeye varıyoruz. Oteller bölgesine girişte küçük bir balıkçı kasabası var. Kasabanın yolları çok bozuk ve her yer çamur ile kaplanmış. Muhtemelen az önce sağanak yağmur yağmış bu bölgeye. Kasabanın bitişinde turistik bölgeye 52 E-DERGİ • SAYI 4 komisyon gezisi
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy OTEzMQ==